İlhan Selçuk Kimdir ? İlhan Selçuk Biyografisi Hayatı
İlhan Selçuk kimdir? İlhan selçuk’un hayatını özgeçmişini merak ediyorsanız ilhan selçuk hakkında yazdığımız bilgileri okuyarak hayatı hakkında bilgiler edinebilirsiniz.ALEMCAFEM.COM
Usta yazar İlhan Selçuk, 1925 yılında Aydın’da doğdu. 1950 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık, matbaacılık gibi işlerde çalıştıktan sonra, dergi ve gazetelerde yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk yazıları 41 Buçuk isimli mizah dergisinde çıkmıştı. 1963 yılında kağısından adımını attığı Cumhuriyet Gazetesi’nde günümüze dek yazılarını sürdürdü. İlk iki kitabı gittiği yerler üzerine bir incelemelerdi: Güzel Amerikalı (1976), Uzak Komşu Rusya’dan Gezi Notları (1967). Mustafa Kemal’in Saati’nde belgesel yazılarını derledi, Yüzbaşı Selahattin’in Romanı adlı iki ciltilik bir roman yayınladı. Ayrıca Sovyetler, İran, Amerika İzlenimleri, Yeni Kırallar Yeni Soytarılar, Ağlamak ve Gülmek, Düşünüyorum Öyleyse Vurun, Görülmüştür, Ziverbey Köşkü ve Japon Gülü gibi kitaplara da imza atmıştı. Son bir buçuk yıl içinde ismi Ergenekon davasıyla da gündeme gelen Selçuk 21 Haziran 2010′da, 85 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.
Deniz Seki Kimdir? Deniz Sekinin Hayatı Biyografisi
Pop Sanatçı Deniz Seki şarkılarının güzelliğinin bir yana hayatında merak ediyorsanız, deniz seki kimdir geçmişini merak konusu yaptıysanız buyrun okuyun ve merakınızı giderin.
Deniz Seki’nin hayatı Biyografisi
Kişisel Bilgiler : İlkokulu Maçka´da, orta ve lise eğitimini Çamlıca Kız Lisesi´nde yatılı olarak okudu. Güzelliğe ve süse oldukça düşkün olan Seki, makyaj ve cilt bakımı üzerine eğitim aldı. Bir yıl güzellik uzmanı olarak çalıştı.
Kariyeri : 1989 yılında TRT İstanbul Televizyonu´nda sunuculuk yaptı. 1990 yılında Melih Kibar´la tanıştı. Ardından reklam jingleları derken şarkıcılığa ilk adımını atmış oldu.Kenan Doğulu, Emel, Ege, Zuhal Olcay, Ferda Anıl Yarkın ve Yaşar´a vokalistlik yaptı. 1995 yılında Pop Show Yarışması´nda kazandığı birincilik ona ilk albümü yapması için bir fırsat sağladı. 1997 yılının Haziran ayında ilk albümü ‘Hiç Kimse Değilim’ yayınlandı. Bu albümün ilk çıkış parçası, söz ve müziği Sezen Aksu´ya ait olan ‘Ahmet’ idi ve oldukça tutuldu. Deniz Seki, 2000 yılının başlarında ikinci albümü olan ‘Anlattım’ ı çıkardı. Seki, bu albümdeki tüm söz ve bestelere imza attı.
Edip Akbayram Kimdir? Edip Akbayram hayatı biyografisi oku
Şarkıcı besteci Edip akbayram biliyorsunuz birçok şarkılarında dinledim herkesde dinlemiştir.Şarkıların hepside birbirinden güzel ve anlamlıdır.Edip Akbayram kimdir? Hayatı nasıldır, merak ediyorsanız buyrun…
29 Aralık 1950 tarihinde Gaziantep’te doğdu. 1968 yılında İstanbul’a gelip profesyonel müzik çalışmalarına başladı. 1972 yılında çıkardığı, ilk bestesi olan “Kükredi Çimenler” adlı 45′liğiyle “Altın Mikrofon Ödülü”nü kazandı. “Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz” adlı parçasıyla satış rekorları kırdı. 1979 yılında Ayten Akbayram ile evlendi. Bu evliliğinden Ozan ve Türkü adlarında bir oğlu, bir kızı var.
Barış Manço Kimdir? Barış Manço’nun hayatı biyografisi oku
Unutulmayan Şarkıcı Barış Manço kimdir? Barış manço hayatını merak ediyorsanız hakkında bilgiler öğrenmek istiyorsanız buyrun okuyarak bilgileri öğrenebilirsiniz.
2 Ocak 1943 yılında İstanbul´da dünyaya geldi.Sahnelerle ilk kez 1958 yılında Galatasaray Lisesi´nde öğrenciyken tanıştı.Galatasaray Lisesi´ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini tamamlamak için Belçika´daki ‘Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi´ne gitti.
Grubu ‘Kurtalan Ekspres’ ile beraber Türkiye´de ve yurtdışında birçok ülkede konserler verdi.Yaptığı 200´den fazla beste sayesinde 12 altın ve 1 platin albüm kazandı. Ayrıca bu besteler Arapça, Japonca, Farsça, İngilizce ve Fransızca gibi birçok dile çevrilerek farklı sanatçılar tarafından yorumlandı.
Manço´nun şarkıcı ve besteci kişiliği, sunucu ve program yapımcısı kişiliğiyle de birleşerek ortaya herkesin çok sevdiği ‘Barış Manço’ çıktı.Ekranların en sevilen eğlence ve kültür programlarından biri olan ’7´den 77´ye’, ilk olarak 1988 yılında TRT1´de yayınlanmaya başladı.
‘Türkiye´nin Evliyası’ lakabını da kazanan sanatçının, ‘Barış Manço Live In Japan’ (1996) adlı albümü, Japonya´daki konserinin canlı kayıtlarının olduğu bir albüm . Bu albümün özelliği, Manço´nun bizlere veda etmeden önce yayınladığı son albüm olmasıydı.Ancak ne yazık kı, 40 yıllık sanat hayatının en sevilen parçalarını yeniden düzenlediği ‘Mançoloji ‘ adlı albümünün piyasaya çıkışını kendisi göremedi. 311 Ocak 1999 tarihinde İstanbul’da öldü.
DİSKOGRAFİ:
Dünden Bugüne (1971)
Barış Manço 2023 (1975)
Ben Bilirim (Sakla Samanı Gelir Zamanı) (1976)
Barış Mancho (1976)
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa (Yeni Bir Gün) (1979)
20. Sanat Yılı Disco Manço (1980)
Sözüm Meclisten Dışarı (1981)
Estağfurullah Ne Haddimize (1983)
24 Ayar Manço (1985)
Değmesin Yağlı Boya (1986)
Sahibinden İhtiyaç (1988)
Darısı Başınıza (1989)
Mega Manço (1992)
Müsadenizle Çocuklar (1995)
Live In Japan (1996)
Mançoloji (1999)
Barış Manço 2000 (2000)
Devlet sanatçiligindan seref madalyasina ünvanlari sunlardir:
Türkiye Cumhuriyeti: Devlet Sanatçisi – Ankara (1991)
Hacettepe Üniversitesi: Onursal Doktora- Ankara (1991)
Soka Üniversitesi: Uluslararasi Kültür ve Baris Ödülü- Tokyo, Japonya (1991)
Belçika Kralligi: Leopold II Sövalyesi Nisani Brüksel- Belçika (1992)
Fransiz Kültür Bakanligi: Edebiyat ve Sanat sövalyesi Nisani Paris, Fransa (1992)
Türkmenistan Cumhurbaskanligi: Türkmen Vatandasligi Askabat, Türkmenistan (1995)
Pamukkale Universitesi: Onursal Doktora- Denizli (1995)
Min-On Vakfi: Yüksek Seref Madalyasi Tokyo, Japonya (1995)
Abdurrahman Kızılay Kimdir? Abdurrahman Kızılayın hayatı biyografisi oku
Türk Halk Müziği sanatçısı olan Abdurrahman Kızılay kimdir? Hakkında bilgiler edinmek istiyorsanız buyrun okuyun ve bilgiler edininiz.
1940 yılında Kerkük’ün Musalla semtinde doğdu. Asıl adı Abdurrahman Ömer İbrahim. İlk ve orta eğitimini Kerkük’te tamamladı. Çocuk yaşlarda halk müziğine ilgi duydu. Başta Abduvahit Küzecioğlu, İzzettin Nimet, Reşit Küle Rıza olmak üzere Kerkük’lü ünlü ustalardan ders aldı. Türkiye’de Kerkük hoyrat ve türkülerinin sevilmesina öncülük edenlerden biri oldu. İlk türkülerini, 1959 yılında Bağdat Radyosu’nun günde yarım saatlik Türkmen programında okudu. 1950′lerin ortalarından itibaren, Kerkük Kızılay’ında gönüllü olarak çalıştı.
Türkiye’de “Altun hızma Mülayim” türküsü ile tanındı. 1960 yılında 6 yıl Ankara Devlet Konservatuvarı Kontrbas Bölümü’nde eğitim aldı. Eğitimini tamamladıktan sonra 1966′da Kerkük’e döndü. Baas Partisi’nin iktidara gelmesinden bir ay önce tekrar Türkiye’ye geldi. Seneler sonra 2003 Eylül’ünde baba toprağına adım atabildi. 1974′de Türk vatandaşlığına kabul edildi. Soyadı olarak, Kızılay’ı seçmesinin nedeni, yıllar önce Kerkük Kızılay’ında kuruma verdiği hizmetlerdi. Evli ve iki çocuk babası.
Ali Kınık Kimdir? Ali Kınıkın Hayatı Biyografisi Oku
Ali kınık kimdir, Ali kınıkın hayatını biyografisini merak mı ediyorsunuz ? O zaman buyrun okuyun ve ali kınık hakkında bütün bilgileri öğreniniz.
HAKKINDA YAZILANLAR
MÜZİK DÜNYASINDA ALİ KINIK RÜZGARI
YÜREĞİ ÜLKESİ İÇİN YANANLAR, SEVDA TÜRKÜLERİNİ ÖZLEYENLER BU SESİ ÇOK SEVECEK. BİR MİLLET UYANIYOR ADINI TAŞIYAN ALBÜMDE FİRARİ SEVDAM VE BU ŞEHİR HİT OLACAK PARÇALAR
ALBÜMÜN KLİP PARÇASI
Yapımcılığını Zeybek Müziğin üstlenlendiği albüm, “Bir Millet Uyanıyor” adını taşıyor. Albüme adını veren parça aynı zamanda Attila İlhan’ın ölmeden önce hazırladığı aynı addaki kitap dizisiyle aynı çizgide bulunuyor. Türkü formatında bir marşı andıran parçanın sözleri Nihat Ergöz’e bestesi ise Kerem Özdemir’e ait.
Şarkının sözleri şöyle:
BİR MİLLET UYANIYOR
Albayrak yiğitlerin
Kanlarıyla boyanıyor
Kalk ayağa Türk’ü gör
Bir millet uyanıyor.
Türkiye Türk’ün evi
Doğu Batı Kuzeyi
Eski Dünyanın Devi
Bir Millet Uyanıyor
MEHMEDİM VE TÜRKİYEM’E RAKİP OLAN ESER
Bu parçalar içinde özellikle bir tanesinin uzun vadede kalıcı olacağını ve belki de anonimleşeceğini tahmin ediyoruz. Ses getirebilecek olan bir parça varsa o da bu parçadır…
ANADOLU
Asırlardır ağlıyor, gülmedi Anadolu,
Rahat nedir gel de sor, bilmedi Anadolu,
Artık çektiği yeter, böyle nereye gider,
Hiç bu kadar derbeder, olmadı Anadolu…
“FİRARİ SEVDAM” VE “BU ŞEHİR” HİT OLACAK PARÇALAR
“Bir millet uyanıyor” dışında albümdeki diğer parçalar da dikkat çekici. Albümün kalan parçalarının tamamının söz ve bestesi Ali Kınık’a ait. Protest bir üslup kullanılan parçaların müzik değeri tartışılmayacak kadar iyi. Özellikle “Firari Sevdam” ve “Bu Şehir” adlı şarkılar hit olacağa benziyor. Bütün parçaların alt yapısı için de büyük çaba harcandığı, Özkan Turgay gibi büyük bir ustanın imzasını taşıdığı görülüyor.
X
Halk Müziğinde Yeni Bir İkili
EZGİ MERT VE ALİ KINIK BERABERLİĞİ…!
Yıllar önce Arif SAĞ – Belkıs AKKALE, İzzet ALTINMEŞE – Belkıs AKKALE bir araya gelip düet yaparak öncülük yapmışlardır. Ancak bu ikili zaman içinde yollarını ayırmışlar ve bu konuda bir boşluk meydana gelmiştir.
İşte bu boşluğu doldurmak için özgün müzik sanatçısı ALİ KINIK ve halk müziği sanatçısı EZGİ MERT bir araya geldi.
ZEYBEK MÜZİK etiketiyle raflardaki yerini alan “BİR MİLLET UYANIYOR” albümünde EZGİ MERT ve ALİ KINIK aynı adlı parçaya düet yaptılar.
Yönetmenliğini Kerem ÖZDEMİR, Özkan TURGAY’ın yaptığı sözleri Nihat ERGÖZ’e ait“BİR MİLLET UYANIYOR”un ritmi ve melodisi ise adeta bir marşı andırıyor.
Üniversite ve lise gençlerinin “BU ŞARKI” ve “FİRARİ SEVDAM” adlı eserlere rağbet edeceği tahmin edilirken, daha önce iki albümü olan EZGİ MERT üç albümü olan ALİ KINIK’ın “BİR MİLLET UYANIYOR” albümünde toplam 10 eser bulunuyor.
Ajda Pekkan kimdir? Ajda Pekkan Hayatı Biyografisi
Yılların Sanatçısı 18′lik kızlara meydan okuyacak güzelliği süper star ajda pekkan’ın hayatını biyofrafisini merak ediyor musunuz ? O Halde okuyun ve merakınız gitsin.
Ajda Pekkan biyografisi
AJDA PEKKAN
Pop Müzik
Doğum Yeri : İstanbul
Doğum Tarihi : 1946
Kişisel Bilgiler : Babası Subay, annesi ev hanımıydı. Çok ‘sosyal ve modern’ bir çevrede yetişti. Çocukluğu babasının işi dolayısıyla Gölcük´te geçti.
Kariyeri : 1963 yılında Ses dergisinin açmış olduğu artist yarışmasına katıldı ve birinci oldu. Hemen ilk filmini çevirdi. Sanat hayatı boyunca birçok filmde rol aldı. Bunların en bilinenlerinden birisi de ´Abidik Gubidik´ti. Bu filmde Öztürk Serengil ve Aysel Tanju ile rol aldı. 1970´lerde müzik piyasasına adım attı. 1975-76´lı yıllarda sözlerini Fikret Şeneş´in yazdığı aranjörlüğünü Noray Demirci´nin yaptığı ´Hoş Gör Sen´, 1977 yılında seslendirdiği Fransızca parça ‘Viens Dans Ma Vie’ filmlerde yer almıştır.
Artık Türkiye´nin tanıdığı biriydi. Türkiye´de estetik ameliyatı konusunda bir ilk oldu. Türk popunun ilk aşaması diyebileceğimiz ´aranjman´ modasının ilk ürünlerini verenlerden oldu.
1973 yılında Avrupa´nın ünlü müzikholü ´Olympia´da verdiği konserle hem dış dünyaya açıldı.Türkiye’nin mutlu azınlığı ona ´Superstar´ ünvanını verdi. 7 yıl kadar Fransa´da kaldıktan sonra ülkesine döndü. Ülkü Aker ve Fikret Şenes gibi söz yazarlarıyla çalıştı.
Aman Petroil
1980 yılında Türkçe sözlerini Şanar Yurdatapan ve müziğini Atilla Özdemiroğlu nun yaptığı Petroil adlı parçasıyla eurovision da ülkemizi temsil etmiştir. Müzik yelpazesini genişleten Pekkan, Jazz türüne eğildi ve Amerikalı ünlü bir sanatçıyla konser verdi. Bu konserde ona vokalist olarak Mazhar-Fuat-Özkan eşlik etti. 90´lı yıllarda her sene bir albüm çıkardı. En son ´The Best Of Ajda´ adlı bir albüm yayınladı.
Hakkında yazılanlar
1.Profili Olmayan Kadın Bir Süperstar’ın Yaşamından Pınar Çekirge, Nuh Köklü Cep Kitapları / Anlatı Dizisi
“Bir toplumun sürekli idolü olmak, güzelliği temsil etmek, kusurlarını yok edip, varolmayan güzellikleri de güzelliğine eklemek… Sanki neredeyse yeni bir yaratık yaratmak… Ama o, tüm bu çabaya, belki sanıldığı kadar bencil olmayan bir amaç uğruna girişmişti. Koca bir topluma sürekli bir güzellik duygusu vermek, kendinden emin bir kadının zamana meydan okuyuşunu simgelemek… -Atilla Dorsay, Ajda’nın Yüzü- Ajda, bir simgeydi… bir efsane. Eskimekten korkan, konuşurken… Fransızca ve İngilizce sözcüklere sığınan, kaliteli hayatı… first class uçmayı, hayvanları seven… Kendi deyişiyle “ekstrem tenakuzlar içinde” yaşayan bir “süperstar”. -Pınar Çekirge-
Ahmet Kaya kimdir ? Ahmet Kaya Biyografisi Hayatı
AHMET KAYA (Malatya, 1957 – Paris, 16 Kasım 2000)
Dibine vurmuş gecelerden geldim… Yalanım yok… Bir cebimde küfür, bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım. Hepinizin gurbetindeyim şimdi… Eyvallah!..
Ahmet Kaya, Malatya’da beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak 1957 yılında dünyaya geldi. Mensucat işçisi bir baba, çocuklarını yetiştirmekle yükümlü bir anne ve diğer dört kardeşle birlikte geçen çocukluk… Babası, neredeyse onun boyu kadar olan bir bağlama ile eve geldiğinde mutluluğun bu olduğunu düşünür. Dokuz yaşındadır daha. 24 Temmuz İşçi Bayramı’nda sahneye çıkarırlar onu, bir daha unutmaz bunu…
Yaz tatillerinde, ya plakçıda ya da tanıdıkların minibüsünde çalışır. ‘Başar ağabey’yi tutuklanınca Ahmet, küçük bağlaması ile ilk bestesini yapar: “Bir Wolksvagen alacağım, Adını ‘Başar’ koyacağım” der… Ruhi Su’nun plaklarını satın alan Ahmet Kaya, bol paçalı pantolonlar giyen uzun saçlı 68’lilerden etkilenen gençir artık…
Mensucat fabrikasından emekli olan babası, daha iyi bir yaşam için İstanbul’a göç eder. İstanbul/Kocamustafapaşa’ya yerleşirler. Ahmet Kaya’nın ilk izlenim ‘korkudur.
Ahmet Kaya, ortaöğrenimini tamamlamaya çalışırken yetmişli yılların toplumsal çatışmalarının farkına varmardı. Ora’dan gelmiş olmanın farklılığını, bu yeni kültür ve yaşam biçimi ile içiçe yaşar. Türküler, devrimci marşlar, Ruhi Su ve Zülfü Livaneli’den müzikal anlamda etkilendiğini inkar etmez, ama kedi sesini arar. Bütün boş zamanlarda bağlama çalıp şarkılar söyler. İlk bestelerini bugünlerde yapar. Boğaziçi Üniversitesi’nde bir panelede Ruhi Su’yla karşılaşır. Ustayı çok sevse de yetmeyen birşeyler vardır Ahmet Kaya için, bunu ifade etmeye çalışır Ruhi Su’ya. Ruhi Su’nun ‘Mahsus Mahal’ türküsünü kendince yorumlar O’na. Bağlamanın sapını tutan Ruhi Su, ‘Böyle bağlama çalınmaz!’ der. Oysa Ahmet Kaya asi. Farklı birşeyler yapmak ve kendini aramaktadır. Yıllar sonra verdiği ilk resitalin afine ‘Bağlama Böyle De Çalınır’ ‘i spota çıkaracaktı.
Seksenli yılların başı talihsizliklerle geçer. Evliliği biter, bebeği ondan ayrı büyümeyecektir ve çok zordur. Bu dönem bestelerinin olgunlaştığı dönemleridir bu yıllar. Sadece müzikle kendini ifade eden Ahmet Kaya, 1985 yılına geldiğinde kararını verir. ‘Zamanıdır’ deyip, oltuğunun altında şarkılarını alıp, Unkapanı’nın yolunu tutar. Dinleyenlerin hiçbir kategoriye koyamadığı bu müziğe kimse yüz vermez. Sonraki günlerde arkadaş yardımları ve kendi olanakları ile ilk albümünü yapar. Ama hemen toplatılır. Yapılan itiraz sonuç verir. Olay gazetelere yansır, Ahmet Kaya’nın ‘Ağlama Bebeğim’ adlı albümü Danıştay kararıyla serbestir artık!’
Bu arada. Üniversite öğrencileri, dar gelirliler, 12 Eylül darbesinden nasibini almış-çeşitli kesimlerden tutuklu yakınları, Türkiye’de demokrasiyi yeniden inşa etmeye kararlı kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları Ahmet Kaya’nın dinleyici profilini oluşturur.
Kısa bir süre sonra ikinci albümü “Acılara Tutunmak” ı yapar. Ahmet Kaya, edindiği toplumsal, siyasal duyarlılıkla üretim yapmaktadır, peşpeşe albümler çıkarmaktadır.
Üçüncü albümü O sıralar tutuklu olan ve idamla yargılanan Nevzat Çelik’in ‘Şafak Türküsü’ şiirini besteler, aynı zamanda albümün de adıdır ‘Şafak Türküsü’. Üllkenin gündemindeki idam cezaları ve hapishanelerde bulunan binlerce insanın ve onların ailelerinin içinde bulunduğu durumu şarkılaştırmıştır…
‘An Gelir’ isimli dördüncü albümünde Atilla İlhan, Hasan Hüseyin ve Ülkü Tamer’in şiirlerini besteleyen Ahmet Kaya, yeni arayışlar içerisine girmiş, besteciliği ile ilgili kendisini epeyce geliştirmiştir. İlk üç albümde aranjör olarak kendi çabalarının yanı sıra Sezer Bağcan, Oğuz Abadan gibi isimlerle çalışan Ahmet Kaya, dördüncü albümde Osman İşmen ile çalışmaya başlar ve bu beraberlik uzun yıllar sürer…
Beşinci albümünde ünlü şairlerin yanı sıra yeni bir isimle, Yusuf Hayaloğlu’yla çalışmaya başladı. Hayaloğlu’yla beraberlik, Ahmet Kaya müziğinde uzun ve verimli bir çalışmanın başlangıcını oluşturur. ‘Yorgun Demokrat’ isimli bu albüm, gerek dönemi gerekse içeriği bakımından yine Türkiye’nin toplumsal gidişatına denk düşmüş ve 12 Eylül döneminin etkisini üzerinden atmaya çalışan milyonlarca demokratın durumunu dile getirmiştir.
Albüm çalışmalarına paralel olarak halk konserleri de yapar Ahmet Kaya. Gösterilen ilgi, katılım ve çoşkuya rağmen, ülkenin birçok yerinde ‘sakıncalı’ bir şarkıcıdır artık O. Dinleyicisiyle buluşamamak onu üzmektedir…
Konserde kendisine bağlamasıyla eşlik eden Ahmet Koç’la altıncı albümü olan ‘Sevgi Duvarı” nın hazırlıklarına başlar. Can Yücel’in aynı isimli şiirini bestelemiş olan Ahmet Kaya, bu albümü ‘vazgeçilmezlerim’ dediği Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’siz hazırlar ve bu arada ‘Resitaller’ adını verdiği albümde canlı konser kayıtlarını toplar. ‘İyimser Bir Gül’ adını taşıyan yedinci albümü, Türkiye doksanlı yıllara adımını atmış, Ahmet Kaya gündemi ile ülke gündemi yine örtüşmüştür. Yeniden Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’ le çalışmaya başlar. Albümün adı ‘Başkaldırıyorum’dur.
Olgunluk çağında ülkesinin içinde bulunduğu olumsuzluklara, mevcut gidişata ve sistemin hoşnut olmadığı her yanına şarkılarla müdahale etmeye çalışan bir ‘muhalif’tir artık…
Başı, zaman zaman derde girer, birçok yerde konser verememenin yanı sıra albümleri ‘sakıncalı’ bulunup kısmen de olsa toplatılır. Bu sürecin şarkılarına yansıması kaçınılmazdır. Yeni albümün adı ‘Başım Belada’dır o yüzden. Ahmet Arif, Atilla İlhan ve Yusuf Hayaloğlu’nun şiirleri ve şarkı sözleri Ahmet Kaya müziği ile biraraya gelir. Bu arada ağırlıkla Türk Halk Müziği’nden örneklerin yer aldığı ‘Resitaller 2′ adlı albümü yayınlanır.
Onuncu albümü ‘Dokunma Yanarsın’ ile birlikte hayatında bir takım değişiklikler gündeme gelir. Bu yeni süreçte de milyonluk satışlara imza atan Kaya, 1993’te onbirinci albümü ‘Tedirgin’i çıkarır. Ertesi yıl çıkardığı ‘Şarkılarım Dağlara’da hemen hemen tüm şarkı sözlerinin altına da imzasını atar. Albüm, ‘Kum Gibi’, ‘Ağladıkça’, ‘Saza Niye Gelmedin’ gibi parçalarla satış rekorları kırarak Ahmet Kaya diskografisinde ayrı bir yere sahip olur. Toplumsal-kültürel gelişmelerin getirdiği etkileri üretkenliğe çeviren Ahmet Kaya, 1995 yılında onüçüncü albümü ‘Beni Bul’ u çıkartır.
Sesinin rengini ve olgunluğunu günün teknik imkanlarıyla yeniden deneyerek, ağırlıkla eski şarkıların yeni düzenledi. 1996 tarihli ‘Yıldızlar ve Yakamoz’ bu arada ortaya çıkar. Bunu, 1998 yılında Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’den oluşan çekirdek kadroyla hazırladığı ‘Dosta Düşmana Karşı’ izler.
‘Gak Production’ isimli bir yapım firması da kuran Kaya, Kent Ozanları isimli çağdaş halk müziği yapan bir grup ve on yıldır asistanlığını yapan Çetin Oraner’in albümlerine de yapımcı olarak imza atar.
Profesyonel süreci boyunca onun müziğine çeşitli isimler bulunmuşsa da Ahmet Kaya, kendisini hep toplumcu-gerçekçi sanat kategorisinde görmüştür. Dünyada ‘protest müzik’ olarak tanımlanan bu türün ülkemizdeki önemli temsilcilerinden olan Ahmet Kaya’nın en belirgin ve ayırdedici tarafı, müziğindeki geleneksel motiflerin ve ulusal kültür değerlerinden yola çıkmasıdır. Toplumsal süreçten kopmammış, olmuştur. Türkiye’nin siyasal ve toplumsal gidişatına paralel bir müzik seyri izlemiştir.
Türkiye’de her söylediği söz ve şarkısı olay olan Ahmet Kaya hakkında birçok dava açıldı ve kendi deyimiyle emniyetler onun ikinci adresi oldu. Bu baskılara rağmen Kaya, kimliğini hiçbir zaman inkar etmedi ve mücadele etti.
Kaya hakkında, yurtdışında verdiği konserlerde ‘vatana ihanet’ suçlamasıyla 3 ayrı dava açıldı. Bu davalardan biri geçtiğimiz günlerde sonuçlandı ve Kaya’nın 3 yıl 9 ay hapis cezası kesinleşti. Diğer iki davada ise, duruşmalara katılmadığı ve ifade vermediği için Kaya hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.
Kaya’nın çıkardığı kasetlerin bazılarının isimleri şöyle:
“ağlama bebeğim, tedirgin, acılara tutunmak, şafak türküsü, an gelir, yorgun demokrat, başkaldırıyorum, dokunma yanarsın, adı bahtiyar, başım belada, şarkılarım dağlara, yıldızlar ve yakamoz, beni bul ve dosta düşmana karşı.”
1980’lerde Nevzat Çelik’in ”Penceresiz kaldım anne / Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne” ‘Şafak Türküsü’ şiirini türküleştirerek patlama yaptı A. Kaya. Karyerinde “Ağladıkça” isimli türkünün büyük bir yeri oldu. Aram Dinkjian’ın bestelediği bu türkü, sanatçıya sağ veya sol görüşlü farketmeksizin milyonlarca dinleyici kazandırdı. Kaya, son olarak Gazeteciler Derneği’nde yaptığı konuşmada “Kürtçe bir klip çekmek istiyorum ve bunu yayımlayacak bir televizyon kanalı arıyorum” deyince İkitelli medyanın hışmına uğradı ve yüzünden Fransa’ya gitmişti.
16 Kasım günü sabah saat altıda topragından uzakt kalp krizi geçirip öldü.
O Paris Komünarlarıyla Pere Lachais mezarlıgında yatarken bize duruşu ve sesi kaldı.
Banu Alkan Biyografisi Hayatı
2000 yılında ‘Nerdeee bende site kuracak para’ repliğiyle ününe ün katan, magazin gündeminin en tepesine yerleşen Yeşilçam’ın Afrodit’i Banu Alkan, evinden jandarma zoruyla çıkarıldı… Banu Alkan, 1998 yılında Ziraat Bankası’ndan 5 milyar lira kredi aldı. Ancak, kredi borcunu ödemeyen sanatçının, Balıkesir’in Edremit ilçesi Altınoluk’taki lüks villası 24 Şubat 2000′de icra yolu ile satıldı. Alkan’ın anne ve babasının da oturduğu villa 26 milyar 500 milyon liraya Mehmet Yüzüak’a satıldı. Bunun üzerine Yeşilçam’ın Afrodit’i satış için Yargıtay’a ret davası açtı; ancak kaybetti. Alkan, gönderilen ihbarları dikkate almadı ve villayı boşaltmadı. EŞYALAR BAHÇEDE… Ve 25 Mayıs 2001… Villayı satın alan Mehmet Yüzüak’ın avukatı ve icra memurları, Altınoluk Jandarma ekiplerinin gözetiminde villayı boşalttı. Alkan’ın değerli eşyaları da haciz edilirken anne ve babası ise sokakta kaldı. Edremit İcra Dairesi tarafından haciz edilen beyaz eşyalar ile mobilyalardan oluşan değerli eşyalar paraya çevrilmek üzere yediemine alındı. Alkan Ailesi, geceyi komşularında geçirdi.
Mustafa Sarıgülün Biyografisi Hayatı
TDH lideri
Şişli Belediye Başkanı
1956 yılında Erzincan’da doğdu. Eğitimine sırasıyla Talat Paşa İlkokulu, Şişli Ortaokulu, Zincirlikuyu Yapı Teknik Lisesi’nde devam etti. Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun oldu.
İş hayatına Kağıthane Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İETT Genel Müdürlüğü’nde devam etti. Daha sonra kamu görevinden ayrılarak ticaret yapmaya başladı.
Siyasi hayatı, Gençlik Kolu Yönetim Kurulu Üyeliği ile başladı. Daha sonra Gençlik Kolu Yönetim Kurulu Sekreterliği, Gençlik Kolu Yönetim Kurulu Başkanlığı, İlçe Başkanlığı, Kurultay Delegeliği ile devam etti. 18. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi. TBMM Başkanlık Divanı Üyeliği yaptı.
F.M.V. Işık Lisesi Okul Aile Birliği Üyeliği, Türk Parlamenterler Birliği Üyeliği, Türk – Alman Parlamento Dostluk Grubu Yönetim Kurulu Üyeliği, Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeliği, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi üyeliği, Herkes İçin Spor Federasyonu As başkanlığı, ayrıca uzun yıllar Futbol Federasyonu Ddlegesi olarak görev yaptı.
ESERLERİ:
TBMM’de bir Milletvekili ve İstanbul’da Direksiyon Sallamak adlı iki kitabı bulunmaktadır.


